3. Gün (Tekirova-Adrasan-Korsan Koyu) (60 Km)
Gece hava biraz serindi bu sebeple uykumu güzelce almıştım. Sabah 6.15 gibi yola koyuldum. Yiyecek yemeğim vardı. Yol üstünde kahvaltımı yapacaktım. Dün yokuşu çıkarken bir yer görmüştüm. İnsanlar orada piknik yapıyorlardı. Dağdan gelen su ve ormanın yanında bulunan güzel bir yerdi. Tekirova’dan çıkışta 5. km’de kalıyordu. Orada kahvaltımı yaptıktan sonra yokuşu çıkmaya devam ettim. 3 km sonra Beycik köyü yol ayrımına vardım. Burada yokuş bitiyormuş. Bir önceki gün geri dönmek benim için hataydı demiştim; eğer 2 km daha çıksaymışım yokuşu bitirecekmişim. Buradan sonra 1,5 km’lik bir iniş varmış. Sağlık olsun deyip Adrasan kavşağına doğru devam ettim. Olympos ve Çıralı’yı daha önce gördüğüm için girmedim.

Adrasan kavşağından yaklaşık 9 km’lik bir iniş yaparak merkeze ulaştım. Adrasan’a girişte benzinlikteki marketten bir şeyler aldıktan sonra İbrahim Abi ile tanıştım. Kız arkadaşıyla birlikte motosikletiyle geziyorlarmış. Adrasan’ı fazla kimsenin bilmediğini fakat çok güzel bir olduğunu, nerelerin güzel olduğu hakkında biraz bilgi verdi. Korsan koyunu, papaz koyunu görmemi tavsiye etti.
Muhabbeti, tavsiyeleri için İbrahim abiye teşekkür edip birbirimize şans diledikten sonra ayrıldık. Adrasan içinde biraz dolaşıp öğlen burada dinlendikten sonra Karaöz köyü üstünden Korsan koyuna gitmek için yola devam ettim. Karaöz köyü yolu ormanın içinden giden tek şeritli bir yoldu. 6 km sert çıkış, 6 km sert inişli bir yoldu. Doğası, orman muhteşemdi. Korsan koyuna haritadan bakıp gitmiştim. Koya indiğimde Tunahan ve Barış ile tanıştım. Antalya’dan otostopla geliyorlarmış. Tunahan bana bu koy hakkında hayal kırıklığım olup olmadığını sordu. Ben “Bilemiyorum” deyince kendisi “Hayal kırıklığına uğradığını” söyledi. Aslında yanlış koya gelmişiz. Burası Korsan koyu değildi. Kargılı dere adında bir koydu. Haritada iki tane Korsan koyu gösteriyor. Bir tanesi Kargılı derenin yanında, bir tanesi Karaöz köyünün güneyinde kalıyordu.
Tunahan’da – aynı benim gibi- gezip görmek için sürekli arkadaş arıyormuş. Ben pes etmiştim arkadaş bulmak için o pes etmemiş, sonunda Barış’ı ikna etmiş. Onların yapmış olduğu bu tur Barış’ın ilk tecrübesiydi.
Arkadaşlarla çadırımızı uygun bir yere kurup elimizde ne varsa ortaya koyup akşam yemeğimizi yedik. Yandaki çadırdaki ailede -sağ olsunlar- çay ikram ettiler. Bu akşamı da Tunahan ve Barış’ın hoş sohbetiyle geride bıraktım.
Tunahan hayallerini ileri taşımaya devam etti. Avrupa’ya da geziler yaptı.
0 Yorumlar